Kayıtlar

Tıkabasa 3

-Beni doğurmadın sevgilim, kürtajla aldılar içinden. -Tabiatı şaşırttın, sigaramın bittiği anda döndün köşeden. -Başlamak kolaydır, devamını getirmeye gücüm yok. O yüzden kısa kısa cümleler yazıyorum. -Vücudun en anarşik organı burundur, sen iyi olduğunu iddia etsende seni ele verir. burnum aktı. bir dakika... -Tekdüze geldiğimiz yeter, kıvrımlı yollar başlıyor şimdi, ben çok severim. -Sabırla ilgili söylenen sözlerin hepsi doğrudur, kulak verin. -Bıçak saplarına folyo sarılması, pastayı ürkütmemek için galiba. -Karpuzuyla ünlü olan ilimiz? MUŞ.

hiçbir şey

nerden geldiğini anlamadığım bir yumruk beni yerdeki su birikintilerinin tam da üzerine yolcu etmişti. - Söyle lan köpek! diye haykırdı bir ses. köpekler, dört ayaklı köpekler, havlayan köpekler, koşan köpekler. köpeklere dost, kedilere nankör derler hep. nereden geliyor acaba bu ayrım. demek ki faşizm sadece insanlara karşı kullanılan bir terim değilmiş.  karın boşluğuma bir tekme savruluyor. insan bir kaç saniye fazladan nefessiz kaldığında hiçbir şey olmuyormuş aslında. hiçbir şey böyle mi okunuyordu? her neyse, önemli olan yazılışıydı galiba. sktrn gidin lan hepiniz diye bağırıp fırlıyorum ayağa! kimse yok yerde su yok köpekler yok, koşan köpekler. haykıran ses yok. alarm çalıyor, uyanıyorum. kediler nankör olur, köpekler dost. öyle derler.

tıkabasa 2

-Muhabbet ederken şemsiyesini açarak hiç konuşmadan dinlemediğini belli etmişti. -Eğlenceli şeyler 4 kişilikken ( batak oynamak ) Romantik şeyler 2 kişiliktir ( tavla oynamak ) -Önceleri tüm balonlar uçarken, çocuklar mutsuz olmasın diye uçmayan balonlarda üretilmiştir. -Çay, muhabbeti; demlik çay, koyu muhabbeti temsil eder. -Dört mevsim yaprak dökmeyen çiçekler, çile çekmiş ama yıkılmamış insanlar gibi değil mi? -Çirkinin delikanlılığı aynada kendini görene kadardır. -Fazla edebiyat yapma dediler. Demek ki bende umut var. -Baba dediğinde aklına Müslüm Gürses geliyorsa, bence sende sevmişsin. -Hayal gücümüz radyoda dinlediğimiz maç yayınlarıyla gelişti bizim. -Dünyanın en meraklı insanı, soru işaretini bulandır. -Mutluluk paylaştıkça çoğalır, acılar azalır. Para kaybolur.

tıkabasa 1

- Hayatını yakın dövüş sporlarına adamış bir adamı, Silahla öldürdüler biraz önce. - Aşkın edebiyatı çaydan geçiyorsa, Ben seni çok demli severim. - Şehrin ana caddelerinde güneş açar, Arka sokaklar hep sonbahar. - Bahse girerim Kuşlar mutluluktan uçuyor. - Kırmızı bir vosvosu beyaz görüyorsanız Renk körü değilsinizdir, sadece kar yağmıştır. - Eski aşkların bile kalmadığını Soğuk Çay satışlarının artmasından anlayabiliriz. - Televizyonlar yokken Aynalar varmış. Hemde reklamsız. - Göz gezdirelim dediğimde, göz kapaklarını sıkarak kaçmıştı ahmet. 4 yaşındaydı. 

Teşekkürler

Dünya, Ben olmasamda döner. Yağmur yağar, Yerler ıslanır. Ağaçlar yaprak döker bazı mevsimler. Arabalar birbiri ardına gider, İnsanlar güler, kahkahalar... Sever, birbirini öper, döver. Sarılır bazıları, - ben olmasamda - Gerçekleşir bazı fiiller, Yemekler pişer Çaylar içilir. Yeni binalar dikilir şehrin en güzel yerlerine. Güneş açar, Bir dalga vurur kıyıya, Aynı kıyıdaki kumsalda, geceleri, yıldızlar çok güzel olur. Sular akar, kediler miyavlar. Günler geçer, Sabahları alarmlar öter Ben olmasam belli ki bir şeyler eksilmez; Ama sen biraz üzülürsün, şimdiden teşekkürler.

Rüzgarlara karışır...

Nefes almak üzerine yazılan en güzel cümle yarım kalmıştır. İntihara meyilli bir yazarın aklına bu konu ipi boynuna geçirdikten tam da sonra gelmiştir. Ve altındaki iskemle düştüğü sırada, omuzlarındaki tüm yük kayıp gitmiştir. Ocaktaki çayın altı açık kalmıştır Ve yarım kalan cümle yanarak hiçliğe karışmıştır. Pencereden giren rüzgar hiçliğe karışan  cümlenin küllerini o kadının nefesine katmıştır. Kısacası rüzgar aşktır.